Kayıtlar

CYBORG KAZIM VE EVRENSEL İKRAM PROTOKOLÜ

Resim
Sanayi sitesinin sabahı, evrenin başka hiçbir yerinde bulunmayan bir sesle başlardı: “Çaylar fişek beyleeer!” Bu sesin frekansını ölçseniz, muhtemelen “huzur” diye bir birime denk gelirdi. Ama kimse ölçmüyordu. Çünkü herkesin başka derdi vardı: biri rulman arıyordu, biri kaynak maskesinin camını kırmıştı, biri de hayatını bir daha asla düzene sokamayacağını düşünüyordu. Cyborg Kazım ise o sabah, “hayatını düzene sokma” işini pratik bir şekilde çözmüştü: Sağ kolunu (eski bir vinç kumandasıyla çalışan) masaya koydu, sol gözüyle (içinde küçük bir ekran olan) yapılacaklar listesini açtı. Ekranda şu yazıyordu: 1. Safiye Teyze’ye “kolay gelsin” de. 2. Üç tane simit al. 3. Evrenin kader ayarıyla oynama. Kazım üçüncü maddeye baktı. “Bak hele,” dedi kendi kendine, “bunu kim yazdıysa beni tanıyor.” Tam o sırada, tezgâhın arkasından Safiye Teyze belirdi. Başında yazması, elinde ince belli bir bardak. Çay öyle bir demliydi ki, bakınca geçmiş hayatınızla göz göze geliyordunuz. “Ula Ka...

İnovasyön Kitabı PDF

Nusret'e "selfie için klon robotlardan al" dedim

Resim
Milli fenomenimiz Nusret'e "klon robotlardan al" dedim Anadolu Ajansı’nda çalışan bir Ekonomi Muhabiriyim. İsmim Musab Turan, 7 senelik gazetecilik hayatımda takip ettiğim basın toplantılarını, yurt dışı seyahatleri ve bilim kurgu alanında yazdığım blog yazılarını İnovasyön isimli kitapla derledim. Kitapta Qr kodlar yardımıyla okura teknoloji dünyasının hayal gücünü zorlayan videoları aktarmaya çalıştım. Elon Musk ve Mars kolonisi, Amazon’un sahibi de olan milyarder Jeff Bezos’un ağır sanayiyi Ay’a taşıma planları gibi pek çok konu var kitapta.  Anlatımın temelini bir muhabirin gözlemleri üzerine inşa ettiğim İnovasyön'de; ekonomi gazetecilerinin her sektörün içine girip çıkmaları sayesinde edindiği bilgiler, çıkarımlar ve fikirleri zihnimden okurlara ulaştırmaya gayret ettim. Baştan söyleyeyim içerisi baya karışık ama bir o kadar da heyecan verici. Bilim kurgu alanında çeşitli tarihlerde blog yazıları kaleme almıştım. Mesela otobüs durağında...

V dönüşü

Sürüm güncellemesi  Sebeple sonuç arasında en büyük ortak bölen,  Çadırı dengede tutandım belki. Süslerdim dünyanın sahteliklerini Sanço Panza’m olmadan seferler yapardım  Gel gör ki artık değişti mevsimin rengi Şövalyelik kazandırmıyor eskisi gibi İyimserlik aç karnına gitmiyor, Davayı aç inekler yedi Umut artık iki hece değil bende, Gündüz siyah, günah sevap... Coğrafyamın mantığıyla düşünüyorum  Kabullenmiş, boşvermiş Gözüm cambazda artık herkes gibi Sevinin hissiz robotlar! Dayattığınız çaresizliği ögrendim  Hatmettim bir kamp ateşinde Tırtıl kadar duyarsızım, zihniniz gibi Geçtim tornadan, girdim cüzdanlarınıza  Huylu huyundan geçer mi? Kendine münhasır, tuhaf bir aynaya dönüştüm  Yüzüne tutunca kendimi  Meyledersin çaresiz, nefsin ister Kural tanımadan gelirsin, Yıldızlara uzanan gösterişli merdivene Biriken ukalalık durmaz kınında, Ucundan göstersem, hevesle gelirsin. Bili...

Saz kavgası

Saz kavgası Hepiniz uyurken mısralar diktim Bir insandan taşındım, bir hayattan vazgeçtim  Toplumun geleceğiyle oynadım Siz uyurken bir çocuğun sınavı zorlaştı Mesaj verdim, umut yıktım  Kendime değer verdiğimi fark edince oldu bunlar Başkalarının varlığıyla başlıyor ya hikayeler, Sazı aldım, inatçı cadıların elinden Cadılar cemiyeti beni kınayacaktır  Timsahların pis kokteylinden tadıp tadıp Kapıma dayanırlar ellerinde ithamlarla Sürgüyü çektim, pencereyse bir bana açık... 17.08.2019

Karıncanın ahı

Ensede kaybolmuş bir karıncaydım  Sırtımda tükürüklü çekirdek  Ne güzel gidiyorduk,  Derken Piçin teki pat diye bastı üzerime  Dindeki hükmü nedir bilemem ama Ölümüm acılıydı. Bizim kekolar 3 saniye tutmadı yasımı Yürü babam yürü, bok var sanki 17.08.2019

Erkek hakları hareketi hk.

Resim
                   Babadan miras kalan servetini çarçur etmemiş, katlayarak Türkiye’nin en zengin iş adamlarından biri olmuştu. Daha 30’lu yaşlarında Ar-Ge’ye yatırım yapmış, tekstil fabrikalarını dünyanın en ileri düzey üretim tesisleri haline getirmişti. Mümtaz Kanlıca, zengindi varlıklıydı ama aileden yana yüzü pek gülmemişti. Eşi dostu tarafından sevilen saygı duyulan biri olmasına rağmen içten içe derin bir mutsuzluk içinde yaşayıp gidiyordu. Görücü usulü evlenmişti o zamanlar. Annesini kıramamıştı. Kıramamıştı da ne olmuştu? Eşi Nezahat Hanım iyiydi, hoştu… Hatta evlendikleri zaman yöresinin en güzel kadınıydı ama aşırı inatçı ve anlayışsızdı. Kocası multi milyoner de olsa, kocasının aileyle ilgili harcamalarına, aldığı hediyelere içerlenir Mümtaz Bey’in huzurunu bozardı. Mümtaz Bey, her evlenecek damada söylenen o sözü, “İtaat et rahat et” lafını çok duymuştu. Allah var, uygulamayı denemiş...